NAMAZ VE MÜEZZİN




NAMAZ VE MÜEZZİN 


http://www.namazzamani.net/turkce/camilerde-muezzinlik-nasil-yapilir.htm

Müezzin, camilerde ezan okuyan, sala getiren, namazlarda selam ve tesbih dualarını okuyan kişidir. Müezzinlik makamı, İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah zamanından beri vardır. İlk müezzin Bilal-i Habeşi'dir. Cemaatten herkes müezzin olabilir. Müezzin olacak kişinin Kuran-ı Kerim okuyabilmesi ve güzel sesli olması genel olarak kabul edilir.

"Müezzinler güzel ve gür sesli olmalıdır. Peygamberimiz yirmi kişiye ezan okutturup dinlemiş, içlerinden Ebû Mahzûre'nin sesini beğenmiştir" (Dârimî, "Salât", 7).

Müezzinler, Türk camilerinde, Türk Devleti tarafından devlet memuru kadrosu ile atansalar da, namaza başlamadan önce cemaatten bir kişi müezzin olabilir. Genelde küçük camilerde böyledir. Müezzin imamın olmadığı zaman imamete geçer, namazı kıldırır.

"Kıyamet günü boyunları en uzun olanlar müezzinlerdir" (İbni Mâce, Ezân 5).

Müezzin, ezan okurken kıbleye döner. İbadet sırasında, müezzin bazı camilerde bulunan, müezzin mahfili denilen özel bir platform üzerinde bulunur. Müezzin, namaz aralarındaki duaları buradan sesli bir şekilde okur. Güzel sesin önemli olduğu müezzinlik, zamanla bir sanat haline gelmiştir. Ezanın belli bir makamla okunması, müezzinlerin güzel sesli olmaları gerektiği düşünülmesi, müezzinliği sanat haline getirmiştir.

Öyleki her bir vaktin ezanı kendine has bir makamla okunur. Osmanlı Camilerinde;

Sabah Ezanı: Sabâ makamında

Öğle Ezanı: Rast makamında

İkindi Ezanı: Hicaz makamında

Akşam Ezanı: Segâh makamında

Yatsı Ezanı: Uşşak makamında okunurmuş.

 

Sabah namazından önce verilen salâ da Hüseyni makamından okunurmuş.

Müezzinlik nasıl yapılır?

 

1 - Müezzin ezan okur.

Öncelikle müezzin, namaz vaktinin girdiği belirtmek için ve Müslümanları namaza çağırmak için ezan okur;

  • اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

  • اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

  • اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ – اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

  • اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ – اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ

  • حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ – حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ

  • حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ – حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ

  • اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

  • لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

"Allahu Ekber, Allahu Ekber

Allahu Ekber, Allahu Ekber

Eşhedu en Lailahe illallah,

Eşhedu en Lailahe illallah

Eşhedu enne Muhammeden Resûlullah

Eşhedu enne Muhammeden Rasûlullah

Hayyaala's-salâh, Hayyaala's-salâh

Hayyaala'l-felâh, Hayyaala'l-felâh

Allahu Ekber, Allahu Ekber

La ilahe illallah"

Anlamı:
Allah en büyük ve en yücedir.
Allahtan başka ibadete lâyık olan bulunmadığına şehadet ederim.
Muhammed’in, Allah’ın peygamberi olduğuna şehadet ederim.
Haydi namaza geliniz.
Haydi kurtuluşa geliniz.
Allah en büyük ve en yücedir.
Allahtan başka ilah yoktur

2 - Ezandan sonra müezzin ezan duası okur.

اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَالدَّرَجَةَ الرَّافِعَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ


Okunuşu: "Allahumme Rebbe hazihi'd-da'veti't-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tuhlifu'l-mîâd.

 

Türkçe anlamı: "Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, Muhakkak ki sen vaadinden dönmezsin"

3 - Müezzin farz namazdan önce kamet getirir.

  • Allahu Ekber, Allahu Ekber

  • Allahu Ekber, Allahu Ekber

  • Eşhedü en Lailahe illallah,

  • Eşhedü en Lailahe illallah

  • Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah

  • Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah

  • Hayyaala’s-salâh, Hayyaala’s-salâh

  • Hayyaala’l-felâh, Hayyaala’l-felâh

  • Kad kâmetis-Salâh, Kad kâmetis-Salâh

  • Allahu Ekber, Allahu Ekber

  • La ilahe illallah

4 - Müezzin, namazın farzından sonra “Selam Duası” Okur.

اللّهمَّ اَ نْتَ السّلاَ مُ و مِنْكَ السّلامُ ﴿﴾ تَبارَكْتَ ياَذَلْجَلالِ وَلاِكْراَمِ

"Allâhumme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ zelcelâli ve’l-ikrâm."

Allahım sen selamsın. Bütün noksanlardan berisin, uzaksın. Dünya ve ahiret selameti senin inayet ve yardımınla olur. Sen mukaddessin, tazime gerçekten layık olansın. Ey celal ve ikram sahibi olan yüce mabudum!"

5 - Müezzin namaz tesbihatına devam eder.

Müezzin "Peygamberimiz üzerine salavat" (getirin) anlamına gelen;

عَلي رَسؤُ لِناَ صَلَواَتٌ

"Alâ Rasulina salavat" der. Bunun üzerine cemaat salavat getirir.

Sonra Müezzin:

سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ

"Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." duasını okur. Anlamı:

"Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."

Dua bitince bütün cemaat sessizce Ayete’l-Kürsi'yi okur.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Okunuşu: Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)

Anlamı: O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür.

6- Herkes Ayete’l-Kürsi Okunduktan Sonra Tesbih Çekilir

Müezzin;

وَ هُوَ الْعَلىُّ الْعَظِيمُ ذولْجَلاَلِ سُبْحاَنَ اللهِ

Ve huvel aliyyil azimi zul celali Subhanallah der. Herkes 33 kez; سُبْحاَنَ اللهِ der. Anlamı: Allah noksan sıfatlardan uzaktır.

Müezzin;

سُبْحاَنَ الْكَريمِ دآَءِمَنِ الْحَمْدُ لِلهِ

Subhanel Kerimi daimenil hamdulillah der. Herkes 33 kez; اَلْحَمْدُ لِلهِ der. Anlamı: Hamd Allah'adır.

Müezzin;

رَبِّ الْعاَلَمِينَ تَعاَلَى شاَنُهُ اللَهُ اَكْبَرْ

Rabbil alemine teala şanuhullahu ekber der. Herkes 33 kez; اَلّلَهُ اَكْبَرْ der. Anlamı: Allah en büyüktür.

7- Müezzin Tesbihlerden Sonra Şu Duayı Okur

لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ

La ilahe illallahu vahdehu la şerikeleh, lehul mulku ve lehul hamdu ve huve ala kulli şey’in gadir

Anlamı: “Allah Tealadan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamd ve senalar onadır. Her şeye kadirdir.

Müezzin şu duayı okur;

َسُبْحاَنَ ربِّىَ الْعلِىِّ ااَعْلَ لْوَهاَّبْ

"Subhane Rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhab" Anlamı: Yüce, ulu ve lütufkâr olan Rabbimi tesbih ederim.

Bu duadan sonra cemaat hep birlikte ellerini açıp dua eder. Dua bitince آمينAmindenilir. Anlamı: duamı kabul et.

Bu şekilde müezzinin görevi tamamlanmış olur.

 

NAMAZ  VE MÜEZZİN

https://namazniyaz.com/2012/10/28/namazdan-sonra-yapilacak-dualar/

Namazdan sonra yapılacak dualar ve müezzinlik konusunda 5 vakit namaz kılan birçok mümin kardeşimizin eksik bilgiye sahip olduğunuz müşahade ettim. Cemaatle yapılan namazlar sonrasında birçok arkadaşımızın gerekli duaları tam anlamıyla yapmadığını gördüm. Dolayısıyla  namaz sonrası yapılacak duaları ve cemaatle yapılan namazlarda müezzinin görevlerini “özetle” anlatmak istiyorum.

Müezzinin görevi kametle başlar.

Kamet, namazların farzlarını kılmaya başlarken okunan ezan sözlerinden ibarettir. Ezan vaktin başlangıcında okunur; kamet ise farza durulacağı zaman getirilir.

Beş vakit namaz ile Cuma namazı için ezan ve kamet getirilmesi, ayrıca Cemaatle kılınacak kaza namazları için de, ezan ve kamet okunması sünnettir.

 

 Kamet (Sağdan sola doğru okuyunuz)

 

الله اكبر

الله اكبر

الله اكبر

الله اكبر

Allahü Ekber

Allahü Ekber

Allahü Ekber

Allahü Ekber

اشهد ان لا اله الا الله

اشهد ان لا اله الا الله

Eşhüde en la ilâhe illallah

Eşhüde en la ilâhe illallah

اشهد ان محمدا رسول الله

اشهد ان محمدا رسول الله

Eşhedü enne Muhammeden  rasulullah

Eşhedü enne Muhammeden  rasulullah

حي على الفلاح

حي على الفلاح

حي على الصلاة

حي على الصلاة

Hayye alel-felâh

Hayye alel-felâh

Hayya ale’salah

Hayya ale’salah

الله اكبر

الله اكبر

قد قامت الصلاة

قد قامت الصلاة

Allahü Ekber

Allahü Ekber

Kad kametis selah

Kad kametis selah

 

 

لا اله الا الله

لا اله الا الله

 

 

La ilâhe illallah

La ilâhe illallah

 

 

 

 

Kamet getirilir ve imamla birlikte farz namazı kılınır. Selam verdikten sonra “Allahümme entesselamü ve minkes-selamü tebarekte ya zel-celali vel-ikram”  (Allah’ım! Sen selâmsın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Sen münezzehsin, sen yücesin”) denilir.

Allahumme-Entesselamu

Akabinde müezzin Peygamber efendimize (sas) salat ve selam getirilmesi için Alâ Rasulina salavat” (Peygamberimizin üzerine salavat getirin) der. Cemaatte “Allâhümme salli alâ Muhammed” diyerek Salavat getirir.

Sonrasında “Salatı Münciye” (Tüncina) duası okunur.

“Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî’il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi’s-seyyiât ve terfe’unâ bihâ ındeke a’lâ’d-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ’l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî’l-hayâti ve ba’del-memât birahmetike Yâ erhame’r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni’mel vekîl, ni’mel mevlâ ve ni’me’n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr.”

Anlamı:

“Allahım! Efendimiz Muhammed’e (sav) ve onun ehli beytine salât at. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirsin, bizin bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlersin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi bize bunları merhametinle nasip et. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır.

Salaten Tuncina

Bu dua imam tarafından okunduğu zamanlarda “korku mânâsına gelen cümlelerinde” ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulabilir sonrasında ellerin içi yine yukarıya çevrilir. Bu durumun bazi hadislerden kaynaklandığı söylenir ki bu hadislerden biri şöyledir. “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili Hadisler için bkz: Müsned, Ahmed b. Hanbel 4/56; Mecmau’z- zevaid, 10/168; Cemu’l-fevaid, 2/618; el-Fethu’l-kebir, 2/357; ) Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler bu hadislere göre amel etmiştir.

Sonrasında müezzin “Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.”(“Allah’ı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah’adır. Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah’tır.) der ve sonrasında 33’er defa sırasıyla 

– “Sübhânellah (Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim)”,

– “Elhamdülillâh (Her türlü övgü Allah’a mahsustur)”,

– “Allâhü ekber (Allah, en büyüktür)”

denir.

Akabinde müezzin, “Lâ ilâhe illâllâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ‘alâ külli şey’in kadîr.” (Allah’tan başka ilâh yoktur, sadece O vardır. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, her türlü övgü O’na mahsustur, O her şeye gücü yetendir” ) duasını okur.

Vahdehula

Akabinde “Sübhane Rabbiyel aliyyil alel vehhab” (Ali, a’la ve vehhab olan Rabbimi tesbih ederim) denilerek eller semaya açılır ve cemaat içinden dua okumaya başlar.

İmam sonrasında “El Fatiha” der, cemaat ve imam içinde Fatiha suresini okur.

İmam akabinde tesbihatı bitirmek için “Aşr-ı şerifi” de okuyabilir.