SULTAN VAHİDETTİN HAN






TARİHTE BUGÜN  17 - 11 - 1922 

SULTAN VAHİDETTİN HAN ÜLKEYİ TERK ETTİ
Son Osmanlı Padişahı Sultan VI. Mehmet Vahidettin ülkeyi terk etti

Son Osmanlı Padişahı Sultan Vahidettin Han
Asla ihanet etmedi vatanına sadıktı her an
Vatanına bağlılığın bedelini sürgünle ödedi
Gözyaşları içinde ayrıldı aziz vatanından


Siyonizm Türk-İslam dünyasını sömürmek için
Ve Tevrattaki hükümle İsraili kurmak için

1897 tarihinde yürürlüğe konulan plan gereği
Osmanlıyı yıkma faaliyetine başlamıştır
1.Dünya savaşını çıkararak
Dünyayı şekillendirmeye çalışmıştır

Türk-İslam dünyasının sömürülmesinin önündeki engel 

Osmanlı İmparatorluğu olduğu için 
Osmanlıda kendine yandaş hainleride alarak
Osmanlıyı çökertme planları sonucunda
Osmanlıya ait ne varsa tarih sahnesinden silmeye çalışmıştır

Osmanlı Devletinde hükümdarlık yapan padişahların hiç birisi
Siyonizm ile işbirliği yapmamıştır ve hain değildir
Son Osmanlı padişahı Sultan VI.Mehmet Vahidettin 
Vatanına ihanet etmemiştir ve Milli Mücadeleyi desteklemiştir
 

ISLAMGREEN34 NEW WORLD 

SULTAN VAHİDETTİN HAN  - ELVEDA ŞİİRİ 

Bir garip şair derki
Aç ve biçıplak düşerken yollara
Dönmek vardı umutla
Sondu bakışım serin sularına
Bir hasret vardı gönül bağımda
Bir seni götürdüm gözyaşımda
Vatanın toprağın yanında
Elveda demek düşerken artık bize
Ne bir çift el vardı ardımızda sallanan
Ne de bir beyaz mendil
Apar topar toprağından bendim yollanan
Altıyüz yılın yükü,kahrı ve kederi
Ak saçlı başımdadır
Başımdadır yıkılan saltanatların uğultusu
Söyle benmiyim bu yıkıntıların
Ve bu harabe şehirlerin suçlusu
Sen söyle mehteranım sen söyle
Ben hangi çağın sürgünüyüm
Bunun içindir ki çal diyorum sana
Mademki hiçkimse uğurlamaz beni limandan
İşte son duam
Eylemesin Mevla'm bizi dinden imandan
Çal mehteranım çal bana 
Altı yüz yıllık sevdanın şarkısını
Çal mehteranım çal bana

SULTAN VAHİDETTİN HAN


SULTAN VI. MEHMET VAHİDETTİN 

HİLAL ZEYBEKOĞLU 

http://tarihsuuru.blogcu.com/sultan-vahdettin-hain-mi/4153166


Sultan VI.Mehmed Vahdettin Han, Şubat 1861 yılında
Dolmabahçe Sarayı'nda dünyaya geldi.İttihatçıların asıl veliaht olan
Sultan Aziz'in oğlu Yusuf İzzedin'i intihar süsü vererek katletmeleri üzerine
Osmanlı veliahdı oldu ve 4 Temmuz 1918'de Osmanlı tahtına oturdu

Sultan Vahdettin 600 yıllık bir imparatorluğun yükü omuzlarına binmiş bir halde tahta çıkmıştı. Saltanatından 4 ay geçmeden
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı
Ardından İtilaf Devletleri Anadolu topraklarını işgale başladılar
16 Mart 1920'de ise İstanbul resmen işgal edildi
Bundan sonra Sultan Vahdettin Osmanlı'nın yeniden hayat bulamayacağını fark etmiş
hem işgal kuvvetlerini oyalamaya ve elden geldiği kadar
Kuvay-ı Milliye'yi destekleyerek yeni Türk Devletinin ortaya çıkmasını
şahsı aleyhine de olsa desteklemeye karar vermiştir
Sultan,yakın kumandanlarla Anadolu'da istiklal tohumlarının nasıl atılacağını müzakere etmiş
müzakereler sonucunda
Mustafa Kemal ile defalarca görüşmüş ve Yıldız Sarayındaki son ve gizli görüşmede
Anadolu'ya görevli olarak gitmesine
ve milli bir irade kurulmasına karar verilmiştir
Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkması için bir vapur hazırlatan Sultan
bundan sonraki süreçte de onu desteklemeye devam etmiştir
Bütün bunlar Vahdettin'in emriyle olmuş
her türlü masraf,Padişah'ın özel imkanları ve gizli ödenekten karşılanmıştır
Artık Milli Mücadele başlamıştır. Sultan Vahdettin
”kurtuluş hareketi bilgimiz dışındadır”diyerek
İngilizlere karşı da bir diplomasi oyunu oynamıştır
Çünkü tek gayesi vatanın istiklalidir

Milli Mücadele devam ederken 23 Nisan 1920'de TBMM Ankara'da toplanmıştır
Mustafa Kemal'in cumhuriyet istemesi
tek taraflı olarak Mustafa Kemal ile padişahın arasını açmıştır
Ancak padişah kuvay-ı milliye ve TBMM aleyhine bir davranışta bulunmamıştır
Prof . Dr . Ahmed AKGÜNDÜZ'ün ifadesiyle
“Sultan Vahidüddin vatan haini değil
vatanın istiklali için tacını ve tahtını terk eden bir vatanperverdir
Bütün gayretlerine rağmen İstanbul'u işgalden kurtaramayınca
Kuvay-ı Milliye'ye de köstek olmamıştır
İstanbul'u terk ettikten sonra,İngilizler ve İtalyanlar,bütün gayretleriyle
onun taşıdığı hilafet sıfatını Anadolu'daki Kuvay-ı Milliye aleyhine kullanmak istemişlersede
Sultan Vahidüddin'in iman kuvveti ve vatan sevgisi buna mani olabilmiştir.”

1 Kasım 1922'de Saltanatın kaldırılmasından sonra
Sultan Vahdettin yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştır
Yanında sadece 3000 altın ve 20000 İngiliz lirası vardır
Bu para bittikten sonra ne yapacağını soranlara da büyük bir teslimiyet ve sabırla
“ne yapalım biz de soğan ekmek yeriz”diyerek cevap verir
Yurt dışında yokluk dolu günler içinde hayatını devam ettiren Sultan Vahdettin
16 Mayıs 1926'da vefat etmiştir
Vefatını duyan Mustafa Kemal “Çok namuslu bir adam öldü
İsteseydi Topkapı Sarayının bütün mücevherlerini götürür
ve öyle bir ordu kurup dönerdiki “diyerek
düşüncelerini dile getirir
Değil devlet hazinesini,şahsi hazinesini bile yanında götürmeyen Sultan'ın
vefatı duyulunca alacaklıları kapıya dayanarak cenazeye haciz koymak isterler
Sultanın naaşı ancak arka kapıdan, gizlice kaçırılarak alacaklıların elinden kurtarılır
Cenaze Şam'a götürülerek, Sultan Selim Camii bahçesine defnedilir.
623 yıl tarih sahnesinde yer alan Osmanlı Devleti'nin son padişahını kaybetmesiylede
tarihteki rolü son bulur. 

Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahı Vahdettin
Kimilerine göre, İngiliz gemisiyle ülkeyi terk eden bir hain
kimilerine göre ise Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışını onaylayan
ve vatanın kaderini Mustafa Kemal'e teslim eden bir kahraman
Resmî tarih ile muhalif görüşü savununlar arasındaki tartışma seksen yıldır sürerken
Türk siyasetinin sembol isimlerinden Bülent Ecevit
olaya yeni bir boyut kazandırdı.
Osmanlı'nın son sultanı ile uzaktan akraba olduğunu söyleyen eski Başbakan
Vahdettin'e 'vatan haini' denilmesine karşı çıkarak
“Kurtuluş Savaşı'na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek oldu
İstanbul'dan ayrılacağı zaman devletin elinde külliyetli altın ve para vardı
O, çok az bir miktar aldı. İstese tümünü alabilirdi
Saygıdeğer bir davranışta bulundu.” Diyerek
resmi tarihin aksine de olsa düşüncelerini dile getiriyor

Osmanlı Hanedanının son temsilcilerinden olan ve Türk pasaportunu henüz alan
ve Vahdettin'in Anadolu hareketine hep destek verdiğini
ulusal bir gazetede ifade eden Ertuğrul Osman
"Eğer Sultan Vahdettin yurt dışına çıkmasaydı iç harp olurdu. Bu nedenle o
fedakarlık yaparak vatanından ayrılmayı tercih etti" demektedir

Vahdettin'in Anadolu hareketine destek verdiğini ifade eden Ertuğrul Osman,
"Sultan Vahdettin, eğer fedakarlık yaparak yurtdışına çıkmasa idi iç harp çıkardı
O, Anadolu hareketini başlangıcından itibaren destekledi
İleriki safhalarda birtakım gelişmelerden sonra, içeride kalması halinde
iç savaş çıkabileceği düşüncesi ile fedakarlık yaparak vatanından ayrılmayı tercih etti
Vahdettin, başından beri Mustafa Kemal Paşa'ya destek veriyordu.
Mustafa Kemal, Sultan'ın bilgisi ve emirleri ile hareket ediyordu
İstanbul'daki işgal kuvvetlerine karşı, 'Biz Anadolu'daki hareketi desteklemiyoruz'
demesine rağmen, sürekli olarak Anadolu'daki gelişmelerden haberdar oluyor
maddi ve manevi destek veriyordu
Yani Anadolu'daki hareketin güçlenmesi ve tesirli hale gelmesi için
zaman kazanmaya çalışıyordu
Hatta Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkabilmesi için
İngilizlerden ve Fransızlardan izin bile almıştı.”demektedir

Vahdettin şahsi malını bile almadan ve istemeyerek yurt dışına giderken
bugün aramızda devletin,milletin ve tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını
günümüz tabiriyle hortumlayan
ve bunları alıp da yurt dışına kaçan sözde Türk vatandaşları var
Devletimizin asıl bunlarla uğraşması gerektiğini düşünüyor
ve Sultan Vahdettin'in haketmediği yersiz itham ve eleştirilerin son bulmasını arzu ediyoruz

http://www.islam-medine06.tr.gg